ÇEDBİK KONGRE 2016 "BELGELENDİRME"

 Dr.Duygu Erten’in konuşması

Sürdürülebilir Belgelendirme konusunda Dr. Duygu Erten özellikle yurt dışı benzer uygulamaların şekli, kabul kriterleri ve ÇEDBİK-Konut sertifika sisteminin benzer uygulamalara olan yakınlığı konusunda detaylar paylaştı. Dr. Duygu Erten’in konuşmasından başlıklar şu şekildeydi:

“Ortak akıl ortaya çıkmalı”

Yurt dışında bu tür sistemler; bir kuruluş veya bir üniversitenin değil, tamamen ortak akıl baz alınarak, konuyla ilgili tüm disiplinlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkmakta, Yeşil Bina Konseyleri bu sistemleri yönetmektedir. Türkiye’de bu çalışmaları yapan, Türkiye’nin tek ve uluslararası boyutta tanınan derneği olan ÇEDBİK’in bunu çıkarmış olması doğru bir çalışmadır.

2007 yılında başlayan bu yolculukta şimdi gelinen noktada 500’ün üzerinde projenin yeşil bina olarak yapılması için çeşitli sistemlere başvuruldu. Yeşil Bina tercihindeki hızlı yükselişin esas anlamının bilinçlenme olduğu net bir sonuç olarak görünmektedir. Sertifika sistemleri bir standart değildir. Amaç doğaya en az zarar veren bir binanın sürdürülebilir ve ölçülebilir olduğunu belirten bir belgenin verilmiş olmasıdır. Aslında bu her şeyden önemlidir.

“Yeşil malzemelerin tanıma ihtiyacı var”

Yeşil malzemeler içinde öncelikle tanım yapmak gerekir. Yeşil malzemeler: Üretim – Kullanım – Yeniden kullanım süreci içinde çevreye olan etkileri en az olan ürünlere denmektedir. ÇEDBİK olarak yakın zamanda yerli malzemeler için de, yeşil malzeme tanımına uyanları tanım kriterlerine bağlı sınıflandırıp, listeleyecek ve bunu yayınlayacağız. 

Panel-

Panelin ilk kısımda Cemil Yaman Türkiye’deki aktif sistemler hakkında kısa bir bilgi verdi. Bu bilgiler özellikle belgenin yurt dışı maliyetleri bazındaydı.  Cemil Yaman: “150 belgelenmiş bina ve diğer başvuru çalışması ile LEED’e ödenen bedel 202 milyon dolar seviyelerinde. Hedeflenen sertifika çalışması ile bu maliyet yaklaşık 32-33 milyon dolar seviyelerine ulaşacaktır. Bu ciddi bir kayıp. Bu nedenle bir an önce yerli sertifikanın oluşmasının ve bunun aktif olarak kullanılmalı,” diyerek paneli açtı. Panelde geçen yapılan konuşmalardan konu başlıkları şöyleydi:

Kilit konumda mimarlar

Bir binanın yeşil sertifika alması için yapılacak çalışmaların bütünüyle entegre olması ve mimarların bu konuya önem vermesi gerektiği belirtildi. Tüm çalışmaları toparlayıcı ve düzenleyicilerin mimarlar olduğu; mühendislik, peyzaj gibi disiplinlerin bu çalışmaya tam ve eksiksiz destek vermesinin daha uygun bir çalışma olacağına değinildi. Sertifikanın, yapılan işin sürdürülebilir ve ölçülebilir olduğunu belirleyen bir kimlik olduğu anlatıldı.

Soru: Türkiye’de en çok neden LEED var?

Bu soruya verilen cevapta, LEED sertifikasının seçilmesinin en önemli nedeninin sürdürülebilirlik açısından maliyet kazançları yarattığı fikrini, iyi bir şekilde tanıtması olmuştur dendi. Ayrıca LEED’in gerek başvuru ve gerekse dosyaların oluşturulması konusunda kullanımının rahat olduğu belirtildi.  Buradan çıkan sonuç ÇEDBİK-KONUT’un öncelikle iyi tanıtılması ve uygulama şeklinin rahat anlaşılır ve kolay düzenlenebilir olmasıdır. İyi bir çevrimiçi sistem ile desteklenmesi kişilerin konu ve detaylara rahat ulaşılabilir olması önerildi.

Yeşil bina pahalı algısı kırılmalı

Panelde, sertifika sistemlerinin ekonomisi çok net anlatılarak, yeşil binaların inşaat maliyetlerinin çok yüksek olduğu algısının kırılması gerektiği vurgulandı. Türkiye’de en çok LEED GOLD sertifika olmasının nedeni maliyet farkının sıfır olmasıdır, kısacası inşaat maliyetini artıran bir unsur olmadığı gibi projelerin kiralanma ve satılma hızının normal projelere göre iki kat daha hızlı olduğu belirtildi.

Soru: ÇEDBİK-KONUT nasıl tercih sebebi olur?

İlk sertifikamızı ANTTERAS projesine iyi dereceli verdik. Bu sertifikanın yayılması veya tercih sebebi olmasının iki önemli ayağı vardır. İlki devletin bu sertifikayı desteklemesidir. Bu destek projelere teşvik çalışmalarının yapılması veya elektrik su doğalgaz giderlerinin daha farklı faturalandırılması gibi teşvikler akla gelebilir. Bu tür destekler gerek inşaat firmalarını ve gerekse son kullanıcıları bu konuya ciddi olarak yönlendirecektir. Böylece sertifika alıması ve entegre tasarım özendirilecektir.

İkincisi ise finans ayağıdır. Yeşil krediler için bankaların ve kredi kuruluşlarının Çedbik Konut belgesini  baz almaları ciddi bir talebe neden olacaktır. Bu konuda bankalara ve kredi kuruluşlarına bilgilendirme yapılmalı ve destek istenmelidir.  Kredi kuruluşlarının da istedikleri projelerin ölçülebilir ve sürdürülebilir olduğunun net biçimde anlaşılabilmesidir. Bu sağlanırsa bu konuda ciddi anlaşmalar yapılması mümkün olacaktır.