Arizona Eyaleti'ndeki %100 ekolojik kent Arcosanti'nin bas mimari olan Roger Tomalty konferansta "eko-kent" tasarımında ev sistemlerinin, tarımsal sistemlerin ve enerji sistemlerinin doğru kullanılmasının önemine dikkat çekerek, "Temel tehdit, doğal çevrenin ve tarım alanlarının binalara dönüşmesidir. Bunu engellemek için ekolojik projeler geliştirmek zorundayız" dedi.
"Önlem alınmazsa insan çağı bitecek"
Konferansın "Sürdürülebilir Kentleşme ve Çevre Dostu Yapılar" baslığı atındaki birinci oturumunda, çevrenin korunması konusunda konut ve yapı sektörünün üzerine düsen sorumluluklar konuşuldu. Oturum başkanlığını yürüten 20. Dönem İstanbul Milletvekili Dr. Sedat Aloğlu oturumu, "İnsanlığın var olusundan itibaren çevre birey için anlayışı vardı. Ama gelmiş olduğumuz noktadan itibaren birey çevre için olmalı. Bu büyük bir anlayış değişikliği, davranış değişikliğidir. Zaten çevremiz ve dünyamız bizlere bunu anlatıyor" sözleriyle açtı.
Açık Radyo Genel Yayın Yönetmeni Ömer Madra, bilim adamları tarafından yapılan açıklamalarda, çok kısa bir süre içinde önlem alınmadığı takdirde insan çağının biteceğinden söz edildiğini ifade etti. Bilim adamlarının "2010'a kadar radikal eylemlere geçmezsek çok geç olacak" sözünü de referans veren Madra, kamuoyunun ve siyasilerin bir an önce harekete geçmesini istedi. Madra sözlerini "Sinirli kaynakları olan dünyamızda, sinirsiz büyümeye ve dünyamızı sinirsiz tüketmeye çalışıyoruz" diyerek bitirdi.
Sürdürülebilir enerji için bina tasarımı
ITÜ Mimarlık Fakültesi'nden Prof. Dr. Gül Koçlar Oral, "Sürdürülebilir enerji için bina tasarımı" baslıklı sunumunda bina tasarımının önemine dikkat çekti. Koçlar Oral, "Binalar için enerji temel girdi. Binanın yapım aşamasında da yıkım aşamasında da enerji gerek. Ama özelikle binanın yapım aşamasında doğaya zarar verdiğimiz gerçek. O zaman mimarin amacı bina ihtiyacını karsılarken sürdürülebilirliği sağlamak olmalı" dedi.
Çevre Dostu Binalar Derneği (ÇEDBİK) Başkan Yardımcısı Dr. Duygu Erten, "Karbon emisyonunun azaltılması için inşaat sektöründe nasıl bir çözüm geliştirebiliriz?" sorusundan hareketle kurdukları derneğin amacını, Türkiye'de binalar için bir sertifikasyon sistemi oluşturmak olduğunun altını çizdi.
İstanbul Barosu Çevre Hukuku Komisyonu Başkanı Avukat Ömer Aykul ise orman niteliğini kaybetmiş arazilerin tahsisini ele alarak 2B uygulamalarını eleştirdi. Aykul, "Devletin ormanlar üzerinde mülkiyet hakki yoktur, egemenlik hakki vardır. Dolayısıyla devlet bunları satarsa, hukuka aykırı davranmış olur" seklinde konuştu. Aykul, 2B uygulamalarının gerçek çözümü için ise hukuki düzenleme gerektiğini belirtti.
Gayrimenkul sektöründe kentsel sosyal sorumluluk anlayışının incelendiği son oturumda Dumankaya İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Halit Dumakaya, "İnsanlarımız açlık sınırında, yoksulluk sınırında. Büyük sorunlar, eksiklikler yasıyoruz. Şehirler gittikçe betonlaşıyor. Ama bize düsen görev şehirlerimizi güzelleştirmek, insanların daha rahat ve refah içinde yaşamalarını sağlamak, ayrıca her şeyin merkezi idareden değil, yerel yönetimlerden değil, bu milletten kazandığımız paraların büyük bir bölümünü insanlarımız için harcamak durumundayız" dedi.
İtibar yönetimi konusunun da tartışıldığı konferansta Doğuş GYO Genel Müdürü Hakan Eren, "Toplumun yararına, değişen değer ve beklentilerine cevap veremeyen veya bunları önemsemeyen kurumlar, toplumsal bir eleştiriye maruz kaldığı gibi güven kaybına da neden olurlar" diyerek konunun bire bir tüketici ile ilgili olduğunu vurguladı. Konu hakkında Inanlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Serdar İnan ise, "Doğru planlama yapmamız için amacı insan olan yapıları kendimize hedef edinmeliyiz. Önce ben diyebilmemiz için önce sen diyebilmemiz lazım" yorumunda bulundu.